
Şişen Yangın Boyalarında Dayanıklılık Sınıfı Neden Önemlidir?
Çelik yapıların yangına karşı korunmasında kullanılan şişen (intumescent) yangın boyaları, yangın sırasında yüksek sıcaklıkla karşılaştığında kimyasal reaksiyona girerek genleşir ve çelik yüzey üzerinde ısı yalıtımı sağlayan koruyucu bir tabaka oluşturur.
Bu tabaka, sıcaklığın çeliğe ulaşmasını geciktirerek taşıyıcı elemanların kritik sıcaklıklara ulaşma süresini uzatmayı amaçlar. Böylece yapının taşıma kapasitesinin belirlenen yangın dayanım süresi boyunca korunmasına katkı sağlanır.
Ancak doğru yangın koruma sisteminin seçilmesinde yalnızca 30, 60, 90 veya 120 dakika yangın dayanımı gibi süre kriterlerine bakmak yeterli değildir.
Sistemin uygulanacağı ve kullanım ömrü boyunca maruz kalacağı çevresel koşulların da değerlendirilmesi gerekir.
Yangın Dayanımı Kadar Dayanıklılık da Önemlidir
Bir projede şişen yangın boyası seçilirken genellikle ilk değerlendirilen kriter, gerekli yangın dayanım süresidir. Yapının kullanım amacı, taşıyıcı sistem özellikleri ve ilgili mevzuata göre farklı yangın dayanım süreleri talep edilebilir.
Fakat sistemin gerçek performansı yalnızca yangın anındaki davranışına bağlı değildir.
Kaplama sistemi yıllar boyunca;
- nem,
- su,
- UV ışınları,
- sıcaklık değişimleri,
- atmosferik kirleticiler,
- korozyon,
- açık hava koşulları
gibi farklı çevresel etkilere maruz kalabilir.
Bu etkiler nedeniyle kaplama sisteminin zamanından önce bozulması, yangın sırasında beklenen performansın da olumsuz etkilenmesine neden olabilir.
Bu nedenle doğru sistem seçiminde yangın dayanım süresi ve çevresel dayanıklılık birlikte değerlendirilmelidir.
Şişen Yangın Boyası Tek Başına Bir Sistem Değildir
Çelik yapılardaki yangın koruması çoğu uygulamada birden fazla katmandan meydana gelen bütünleşik bir kaplama sistemi olarak ele alınmalıdır.
Tipik bir sistem;
Çelik yüzey → Astar → Şişen yangın boyası → Son kat koruyucu boya
şeklinde oluşturulabilir.
Düşük korozif etkiye sahip kontrollü iç ortamlarda bazı sistemlerde astar ve yangın boyası yeterli olabilirken, daha ağır çevresel koşullarda uygun bir son kat kaplama kullanılması gerekebilir.
Burada önemli olan yalnızca katman sayısı değildir. Kullanılan astar, yangın boyası ve son kat ürünlerin birbiriyle uyumlu ve sistem olarak doğrulanmış olması gerekir.
Şantiye Koşulları da Hesaba Katılmalı
Bir yapının nihai kullanım ortamının kapalı ve kontrollü olması, kaplama sisteminin yalnızca bu koşullara göre seçilebileceği anlamına gelmez.
Çelik elemanlar uygulama sonrasında taşıma, depolama ve montaj süreçlerinde geçici olarak dış ortam koşullarına maruz kalabilir.
Örneğin nihai kullanım yeri kuru bir iç ortam olan çelik konstrüksiyon; şantiye sürecinde yağmur, yüksek nem, güneş ışığı veya sıcaklık değişimleriyle karşılaşabilir.
Dolayısıyla sistem belirlenirken iki ayrı dönem dikkate alınmalıdır:
Uygulama ve inşaat dönemi ile yapının nihai kullanım dönemi.
Gerekli durumlarda uygun bir son kat boya, şişen kaplamayı bu geçici veya sürekli çevresel etkilerden korumak amacıyla sistemin parçası haline gelir.
Nem ve Su Şişen Kaplamaları Nasıl Etkiler?
Şişen yangın boyaları reaktif yapıları nedeniyle çevresel koşullardan etkilenebilir. Özellikle sistemin tasarım sınırlarını aşan uzun süreli nem veya su maruziyeti kaplamanın fiziksel özelliklerini ve yangın sırasında oluşturması gereken koruyucu tabakayı etkileyebilir.
Bu nedenle uygun projelerde son kat boya, yangın boyasının dış ortamla doğrudan temasını sınırlandıran koruyucu bir bariyer görevi görür.
Ancak son kat kaplamanın yalnızca hava koşullarına dayanıklı olması yeterli değildir.
Yangın sırasında şişen kaplamanın genleşmesine engel olmaması ve kullanılan yangın koruma sistemiyle uyumluluğunun doğrulanmış olması gerekir.
Korozyon Koruması ve Yangın Koruması Birlikte Düşünülmeli
Yangın koruma sisteminin altında bulunan çelik yüzeyin korozyona uğraması da sistem bütünlüğünü etkileyebilir.
Korozyon ilerledikçe çelik yüzey, astar ve yangın koruyucu kaplama arasındaki aderans olumsuz etkilenebilir. Bu nedenle yüzey hazırlığı ve doğru astar seçimi, yangın koruma sisteminin uzun dönem performansının önemli parçalarıdır.
Çelik yapılardaki korozif ortamların değerlendirilmesinde ISO 12944 standardındaki çevresel korozyon sınıfları önemli bir referanstır.
Ancak yangın boyalarının çevresel dayanıklılığı değerlendirilirken yalnızca korozyon sınıfına bakılması yeterli değildir.
EAD 350402-00-1106 Dayanıklılık Sınıfları
Reaktif yangın koruyucu kaplamaların kullanım ortamları EAD 350402-00-1106 kapsamında farklı maruziyet sınıflarıyla değerlendirilebilir.
Sınıf
Kullanım ortamı
Genel açıklama
Type X
Dış ortam
Farklı iklim koşullarına doğrudan maruz kalabilen sistemler
Type Y
İç / yarı açık ortam
Yağmura doğrudan maruz kalmayan ancak sınırlı UV ve düşük sıcaklık etkileriyle karşılaşabilen alanlar
Type Z1
Yüksek nemli iç ortam
Bağıl nemin %85 ve üzerinde olabildiği iç ortamlar
Type Z2
Kontrollü iç ortam
Bağıl nemin %85'in altında olduğu iç ortamlar
Bu sınıflandırma, bir yangın boyasının hangi çevresel koşullarda kullanılmaya uygun olduğunun belirlenmesinde önemli bir kriterdir.
ISO 12944 ile EAD Sınıfları Aynı Şeyi İfade Etmez
Burada sık yapılan önemli bir ayrım bulunmaktadır.
ISO 12944, esas olarak çelik yapıların korozyona karşı korunmasıyla ilgili çevresel koşulları ve koruyucu boya sistemlerini değerlendirirken;
EAD 350402-00-1106, reaktif yangın koruyucu kaplamaların belirli çevresel maruziyetlerden sonra yangın performansını koruyabilmesini değerlendirmeye yöneliktir.
Dolayısıyla iki sınıflandırma sistemi doğrudan birbirinin karşılığı olarak kabul edilmemelidir.
Bir projede hem korozyon koşullarının hem de yangın koruma sisteminin dayanıklılık gereksinimlerinin ayrı ayrı değerlendirilmesi gerekir.
Sistem Ömrünü Ne Belirler?
Doğru projelendirilmiş bir yangın koruma sisteminin kullanım ömrü yalnızca seçilen yangın boyasına bağlı değildir.
Yüzey hazırlığı, astar seçimi, kuru film kalınlığı, uygulama koşulları, son kat seçimi, çevresel maruziyet ve periyodik kontroller sistem performansını doğrudan etkiler.
Özellikle dış ortam uygulamalarında kaplama sisteminin düzenli olarak kontrol edilmesi; darbe, çatlak, kabarma, korozyon veya kaplama kaybı görülen bölgelerin uygun şekilde onarılması önemlidir.
Doğru Yangın Boyası Nasıl Seçilmeli?
Bir çelik yapı için şişen yangın boyası belirlenirken yalnızca ürünün kaç dakika yangın dayanımı sağladığını sormak yeterli değildir.
Yangın dayanım süresi, çelik profil faktörü, kritik çelik sıcaklığı, uygulama ortamı, kullanım ortamı, nem ve UV maruziyeti, korozyon sınıfı, astar uyumluluğu ve son kat gereksinimi birlikte değerlendirilmelidir.
Kısacası;
Doğru yangın koruma sistemi, yalnızca yangın sırasında çalışan değil, yangına kadar geçen yıllar boyunca performansını koruyabilen sistemdir.
Firesol olarak çelik yapıların kullanım koşullarını ve projeye özel yangın dayanım gereksinimlerini birlikte değerlendirerek uygun pasif yangın koruma sistemlerinin belirlenmesine yönelik teknik çözümler sunuyoruz.